
KAŞ YAPAYIM DERKEN
16 Mayis 2015 00:36:49
Evimize yakın olduğu için eşimle birlikte, bazen öğlenleri bazen de akşamüstüleri Bozhanedeki çay bahçelerinde birer çay içip yorgunluk atıyoruz.
Favori mekanımız belediyenin deniz kıyısındaki çay bahçesi
Çok rüzgar varsa, bu kez iç taraftaki çay bahçelerine geçiyoruz.
Bozhane, Ereğlinin en eski semtlerinden birisidir. Oradaki çay bahçeleri, özellikle Çınaraltı, kasabanın tarihsel dokusunun en önemli mekanlarındandır. Bahçenin müşteri profili, eskiden, daha çok civarda oturan emekliler ile yaşlı balıkçılardan oluşurdu. O günlerden bu yana Çınaraltının müdavim profili değişti; ama, profilin emekli/yaşlı motifi hala çay bahçelerine renk katıyor.
Belediye, eski liman başkanlığı yapısı ile Çınaraltı kahvesini yıkıp, geniş bir park-bahçe kazandırdı halka
Kimileri, Çınaraltı bahçesinin restore edilmesiyle Ereğlinin tarihsel dokusuna zarar verildiğini de düşünse, bana göre gitgide arabeskleşen, kebapçı dükkanına dönen Çınaraltının çağdaş bir yapılanmaya kavuşturulması iyi oldu. Ereğli geniş, ferah, çağdaş bir sosyal tesise kavuştu
İki gün önce deniz kıyısındaki çay bahçesine gittik eşimle..Hava eni-konu rüzgarlıydı. Eşim, benim naif bedenimin bu rüzgara dayanamayacağını düşündüğü için olsa gerek, iç kesimlerdeki çay bahçelerine geçmemizi önerdi. Çaresiz kalktık
Bu kez, Çınaraltının restore edilen çay bahçesinde birer çay içmeye karar verdik. Oradaki bir görevliye, birer çay alacağımızı söyledik. Yanıtı şöyle oldu ;
Burada self-servis var efendim
Şöyle böyle 600-700 metrekarelik bir çay bahçesinde sel-servis ! Büfeye gidip istediğini alacak, sonra da tepsiyle masaya taşıyacaksın !
Kimi masaların büfeye uzaklığı 50 metre !..
Biz böyleyizdir işte ! Kırk yılın başı doğru dürüst bir iş yaparız, derken bir sivri akıllı çıkıp her şeyi berbat eder ! Self-servis bunun son tipik örneği !..
Be kardeşim ! Bu çay bahçelerinin müşteri profilinde hala yaşlılar, emekliler, özürlüler . önemli bir yekun tutuyor. Bastonla yürüyen, eli titreyen, yürümekte zorluk çeken veya benim gibi tepsi taşıma yeteneği bulunmayan insanlar 40-50 metrelik mesafeyi yürüyüp nasıl servis yapacaklar kendilerine ? Kaldı ki işin bir de sosyal yanı var. Baktım, tek kişi çalışıyor koskoca bahçede. Sen belediyesin, istihdam yaratmak da senin görevin ! Orada birkaç emekçi çocuk servis yapıp karnını doyursa fena mı olur !..
Kimbilir kimden, nereden kopya çekilen bu self-servis ucubesi, hem emekçi karşıtı ve hem de halk karşıtı bir proje !
Bu işin sorumlusu kimse, şöyle bir itirazda bulunabilir belki !
Biz o bahçeyi sağlıklı yetişkinler için yaptık ! Yaşlılar, emekliler, özürlüler, tepsi taşıma yeteneği olmayanlar bir başka garsonlu bahçe bulsunlar kendilerine !..
O zaman birer tabela asmak gerekmez mi bahçenin girişlerine :
Burada self-servis vardır ! Tepsinini taşıyamayacak durumdaki özürlülere, yaşlılara, emeklilere, yeteneksizlere,hastalara yasaktır !..
Not: Çok merak ediyorum doğrusu; self-servis kuralını getiren her kimse, çay tepsisini, çayları döküp saçmadan 30-40 metre taşıyacak fiziksel özelliklere sahip mi acaba ?..
S.Ç
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








